Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
    İhsan Erz
    İhsan Erz

    CUMHURİYET’İN İKİNCİ YÜZYILINDA ASIL SORU: GENÇLER GELECEĞİNİ NEREDE KURACAK?

    Bir gencin ülkesini sevmesiyle geleceğini burada kurabileceğine inanması aynı şey değildir. Biri aidiyet duygusunu anlatır. Diğeri ise eğitimden işe, araştırma imkânlarından adil bir yaşam beklentisine kadar uzanan somut şartlara dayanır. Cumhuriyet’in yeni yüzyılını konuşurken bu iki duygunun birbirini güçlendirmesini nasıl sağlayacağımızı da konuşmalıyız.

    29 Ekim yaklaşırken bağımsızlığın değerini hatırlıyoruz. Bana göre o değeri geleceğe taşımanın yollarından biri, gençlerin bilgi üretmek ve emeklerinin karşılığını almak için gerçek seçeneklere sahip olduğu bir ülke kurmaktır. Bayramın heyecanı kadar, bayramdan sonraki sabah karşılaştığımız hayat da önemlidir.

    TÜİK’in 2025 yükseköğretim beyin göçü istatistikleri, kapsamındaki lisans mezunlarında göç oranının yüzde 2,2 olduğunu gösteriyor. Bilişim ve iletişim teknolojileri alanında oran yüzde 7. Bu sayılar bütün gençleri kapsamıyor ve insanların neden göç ettiğini tek başına açıklamıyor. Ama nitelikli insan kaynağının geleceği üzerine daha ciddi sorular sormamız gerektiğini gösteriyor.

    Gençten beklediğimiz cesareti kurumlar da göstermeli

    Gençlere sık sık araştırmalarını, girişim kurmalarını ve dünyayla rekabet etmelerini söylüyoruz. Peki bir araştırmacı, fikrini geliştirmek için gerekli çalışma ortamına ulaşabiliyor mu? Genç bir girişimci ilk müşterisini ararken kuralların yarın nasıl değişeceğini öngörebiliyor mu? İşe başvururken bilgi ve emeğinin adil biçimde değerlendirileceğine güveniyor mu?

    Bu sorulara yalnızca kişisel fedakârlık çağrısıyla cevap veremeyiz. Gençlerin risk almasını istiyorsak kurumların da hata yapıldığında öğrenmeye imkân veren, başarılı çalışmayı tanıyan ve kararlarını açık gerekçelerle anlatan bir düzen kurması gerekir. Güven, yalnızca verilen sözle değil, benzer durumda bulunan insanlara benzer davranılmasıyla oluşur.

    Her gencin yurt dışında eğitim görmesini veya çalışmasını bir kayıp olarak görmek de doğru değil. Dünyayı tanımak, farklı ekiplerle çalışmak ve yeni bilgi edinmek değerli olabilir. Önemli olan, ayrılan kişiyle bağın kopmaması ve geri dönmek, ortak araştırma yapmak ya da Türkiye’de yatırım geliştirmek isteyenler için yolların açık olmasıdır.

    Fırsat yalnızca birkaç merkezin ayrıcalığı olmamalı

    Diyarbakır’da, Van’da, Trabzon’da veya başka bir şehirde yetişen genç için geleceğin adresi yalnızca büyük merkezlerle sınırlı kalmamalı. Bunun anlamı her şehirde aynı işin kurulması değil. Her bölgenin üniversitesi, işletmesi ve yerel ihtiyaçları arasında çalışabilir bağlantılar oluşturabilmektir.

    Bir öğrencinin iyi bir fikri varsa ona yalnızca yarışma günü sahne sunmak yetmez. Deneyebileceği bir çalışma alanına, yol gösterecek insanlara ve gerektiğinde ikinci kez başlama imkânına da ihtiyaç vardır. Başarıyı yalnızca verilen destek sayısıyla değil, birkaç yıl sonra ayakta kalan çalışmalar ve nitelikli işlerle ölçmeliyiz.

    Cumhuriyet bize ortak bir gelecek kurma sorumluluğu bırakıyor. Bu sorumluluk geçmişi saygıyla anmakla başlar; gençlerin önündeki kapıları açık tutmakla devam eder. Bir ülkenin gücü, çocuklarına yalnızca nereden geldiğini anlatmasında değil, nereye gidebileceğini gösterebilmesinde de saklıdır.

    YAZARLAR
    TÜMÜ

    SON HABERLER