Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
    Yusuf Aslan
    Yusuf Aslan

    Pamuk tarlada kalmasın, ipliğe dönüşsün

    Pamuğun değeri tarlada başlar, ama büyük kısmı tarladan sonraki basamaklarda oluşur. Harran Ovası’nda, Diyarbakır’ın Bismil ve Çınar çevresindeki ovalarda, Mardin’in Kızıltepe düzlüğünde toplanan pamuk bunun iyi bir örneği. Bölge ülkenin önde gelen pamuk üretim alanlarından biri. İplik ve tekstil tarafında ise güçlü bir komşuluk var: Gaziantep, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da kurulu ciddi bir iplik ve dokuma kapasitesi bulunuyor ve bu şehirlerin fabrikaları bölgenin lifini zaten işliyor. Bu yüzden konuşulması gereken, sıfırdan bir sanayi kurmak değil. Pamuk yetiştiren yerlerin bu zincirden daha büyük bir payı nasıl alabileceği, bunun bir kısmını kendi topraklarında, bir kısmını da komşu sanayi şehirleriyle kurdukları bağlar üzerinden nasıl yapabilecekleri.

    Zincir şöyle işliyor. Tarladan toplanan kütlü pamuk önce çırçır fabrikasına gelir. Çırçırda lif ile çiğit birbirinden ayrılır; lif balya hâline getirilir, çiğit ise yağ ve yem sanayisine gider. Balya hâlindeki lif ise iplik fabrikasına gitmek için çoğu zaman yola çıkıyor. İplikten kumaşa, kumaştan hazır giyime uzanan her basamak, hem daha fazla değer hem de daha fazla istihdam demek.

    Temiz pamuk, doğru depo, önceden yapılan anlaşma

    Üreticinin eline en çabuk geçecek kazanç, pamuğun kalitesinden geliyor. İplikçinin en çok şikâyet ettiği konu yabancı madde bulaşması. Tarlada ya da toplama sırasında pamuğa karışan plastik çuval parçaları, renkli ip, poşet, saç ve kıl gibi lifler çırçırda tam olarak ayıklanamıyor. Bu parçalar ipliğe karışıyor, boyandıktan sonra kumaşta leke ya da çizgi olarak ortaya çıkıyor ve bütün bir partinin değerini düşürüyor. Bu yüzden alıcılar temiz olduğunu bildikleri pamuğa daha yüksek fiyat vermeye isteklidir. Toplama sırasında plastik çuval yerine pamuk bezinden torba kullanmak, römorkları temiz tutmak, tarla kenarındaki poşet ve ip artıklarını hasattan önce toplamak, maliyeti düşük ama etkisi büyük önlemler.

    Çırçırın kendisi de kaliteyi etkiler. Pamuğun fazla nemli ya da aşırı kurutulmuş hâlde işlenmesi, ayarı bozuk makineler ve aceleyle yapılan çalışma lifin kırılmasına, boyunun kısalmasına yol açar. İplikçi ise uzun ve sağlam lifin parasını öder.

    İkinci adım satış zamanı. Hasattan hemen sonra piyasaya çok fazla ürün girdiği için fiyatlar genellikle gevşer ve nakit sıkıntısı çeken üretici pamuğunu bu dönemde satmak zorunda kalır. Lisanslı depoculuk sistemi bu baskıyı hafifletmek için kuruldu. Pamuk lisanslı bir depoya teslim edildiğinde yetkili laboratuvarlarda analiz edilip standart kalite sınıflarına ayrılıyor. Karşılığında üreticiye elektronik ürün senedi, kısa adıyla ELÜS veriliyor. ELÜS, ürünün kendisini taşımadan borsada alınıp satılabiliyor ve bankalarda kredi teminatı olarak kullanılabiliyor. Üretici böylece hem ürününü güvenli bir yerde saklıyor hem de satış için daha uygun bir zamanı bekleyebiliyor.

    Üçüncü adım, iplikçiyle önceden anlaşmak. Sözleşmeli üretimde üretici ile sanayici, ekimden önce miktar, kalite şartları, teslim zamanı ve fiyatın nasıl belirleneceği konusunda yazılı bir anlaşma yapıyor. Üretici için bunun anlamı, hasattan önce ürününün alıcısını bilmek. Sanayici için ise tedarikin ve kalitenin önceden güvence altına alınması.

    Sanayi bölgeleri ve meslek eğitimi

    Zincirin bir sonraki halkasını yerinde kurmak için organize sanayi bölgeleri en uygun zemin. Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin ve Batman’daki organize sanayi bölgeleri yatırımcıya hazır parsel, elektrik, su, doğal gaz ve yol bağlantısı sunuyor. Tekstil, enerjiyi ve suyu yoğun kullanan bir sektör. Boyahane ve terbiye işlemleri ise ciddi bir atık su arıtma altyapısı istiyor. Ortak arıtma tesisi bulunan bir sanayi bölgesi, bu yükü tek tek fabrikaların omzundan alıyor.

    Her ilin zincirin her basamağını kurmaya çalışması gerekmiyor. Pamuk yetiştiren bir ilçede çırçır kalitesini yükseltmek ve lisanslı depolamayı yaygınlaştırmak, bir ilde iplik, komşu ilde dokuma ve konfeksiyon, daha ilerideki sanayi şehrinde boyahane ve ihracat bağlantısı gibi bir iş bölümü, kaynakların bölünmesini önler. Gaziantep ve Kahramanmaraş’ın iplik fabrikalarıyla uzun vadeli tedarik ilişkisi kuran üretici birlikleri ya da kooperatifler, bu iş bölümünün ilk adımını atmış olur. Konfeksiyon atölyeleri ise büyük yatırım istemediği ve emek yoğun olduğu için pamuk yetiştiren ilçelere en kolay taşınabilecek halka.

    Bütün bunlar yetişmiş insan gücü olmadan yürümüyor. Dokuma makinesinin bakımını yapacak usta, iplikte kalite kontrol uzmanı, üretim planlamacısı ve dikiş operatörü kısa sürede yetişmiyor. Meslek liselerinin tekstil teknolojisi alanları ve mesleki eğitim merkezleri, öğrencinin haftanın bir bölümünde okulda, kalan bölümünde işletmede eğitim aldığı bir düzenle bu açığı kapatabilir. İŞKUR’un işgücü yetiştirme kursları ve işbaşı eğitim programları da fabrikanın ihtiyaç duyduğu becerileri doğrudan iş yerinde kazandırmaya imkân tanıyor.

    Ovada pamuk hasadı genellikle eylülde başlar ve sonbahar boyunca sürer. Çırçırlar en yoğun dönemini bu aylarda yaşar, lisanslı depolara teslimat da hasatla birlikte artar. Sözleşmeli üretim anlaşmalarının ise bir sonraki ekimden önce, toprak ilkbaharda işlenmeye başlamadan yapılması gerekir.

    YORUMLAR

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    YAZARLAR
    TÜMÜ

    SON HABERLER