Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
    Caner Güneş
    Caner Güneş

    Bir hayvanı bırakıp gitmek, tatili bitirmek değildir

    Bir hayvanın insanlara alışması zaman ister. Evin sesini, kapının açılışını, yemeğin konduğu yeri öğrenir. Kendisine uzanan elden korkmamaya başlar. Sonra bir gün aynı el onu bilmediği bir yere bırakabilir. İnsan için o gün yolculuk günüdür. Hayvan için, bildiği hayatın bir anda bittiği gün.

    Turizm kentlerinde hayvanlarla kurulan ilişkiyi konuşurken bu sorumluluğu da görmemiz gerekiyor. Tatilde sevilen, fotoğrafı çekilen, bazen geçici olarak eve alınan bir canlı, mevsim bittiğinde ortadan kalkmıyor. Kentte kalıyor. Ona dair sorumluluk ise yalnızca belediyenin veya gönüllülerin üzerine bırakılabiliyor. Bir şehir, gelip geçen herkesin bıraktığı yükü sınırsız biçimde taşıyamaz.

    Antalya'da ziyaretçiye gösterdiğimiz özenin kentteki canlılara yaklaşımımıza da yansımasını isterim. Bu, insanların güvenlik kaygılarını küçümsemek değildir. Sokakta korkmadan yürümek isteyenin talebi de yaralı bir hayvanın korunmasını isteyenin talebi de ciddiye alınmalı. İkisinden birini yok sayarak başlanmış bir tartışma, çözüm üretmeden sertleşir. Kamu hizmetinin görevi taraflara bağırmak değil, sorumlulukları belirlemektir.

    Terk etmeyi önlemek bu sorumlulukların başında gelmeli. Hayvan sahiplenmek, birkaç güzel fotoğrafın ardından geri alınabilecek bir heves olarak anlatılmamalı. Bakımın maliyeti, zaman ihtiyacı, hastalık durumunda yapılacaklar ve taşınma halinde sorumluluğun nasıl sürdürüleceği baştan konuşulmalı. Bir canlının hayatını eve davet etmek, günlük programımıza küçük bir uğraş eklemekten daha büyük bir karar.

    İyi niyetin kalıcı bir düzeni olmalı

    Gönüllüler büyük emek veriyor olabilir; yine de gönüllülüğün sınırı vardır. Bir kişi her gece aynı mahalledeki ihtiyaçlara yetişemeyebilir. Bir grup sürekli tedavi masrafı karşılayamaz. Kentin hayvanlarla ilgili hizmeti, gönüllünün yorgun düşmediği varsayımına dayanamaz. Gönüllü desteğiyle kamu sorumluluğunun birbirini tamamlaması gerekir; biri diğerinin yerine geçirilmemeli.

    Belediyelerin hizmetlerini de yalnız toplama sayısıyla değerlendirmemeliyiz. Yaralı hayvana ne kadar sürede ulaşıldığı, tedavinin nasıl izlendiği, bakım koşullarının denetlenip denetlenmediği ve sahiplendirilen hayvanın durumunun takip edilip edilmediği önemli. Vatandaş bir bildirim yaptığında ne olduğunu öğrenebilmeli. Sonucu bilinmeyen başvuru, hem güveni azaltır hem insanı aynı sorunu tekrar tekrar bildirmeye zorlar.

    Turizm işletmeleri de bu konunun dışında değil. Çalışanlarına hayvanla güvenli karşılaşma konusunda bilgi verebilir, yaralı hayvan için hangi kuruma başvurulacağını belirleyebilir ve ziyaretçiye sorumlu davranışı anlatabilirler. Bir hayvanın tesisin önünde görünmesini yalnız görüntü sorunu saymak, meseleyi kapının öbür tarafına taşır. Kentle ilişki kuran işletmenin sorumluluğu kapısında sona ermez.

    Sahiplendirme çalışmaları ise acele başarı rakamına dönüştürülmemeli. Uygun ev bulunması, kişinin bakım imkanının anlaşılması ve sonrasında destek alabilmesi birlikte düşünülmeli. Hayvanın bir yerden çıkarılmış olması, güvenli bir hayata kavuştuğunu tek başına göstermiyor. Birkaç hafta sonra yeniden terk edilmesi, ilk kararın kim tarafından ve hangi özenle verildiğini de sorgulatır.

    Çocuklara bu konuda öğreteceğimiz en yararlı şey, yalnızca hayvanı sevmek değil, onun sınırlarını anlamaktır. Her hayvana dokunulmayacağını, korkan bir canlıya nasıl yaklaşılacağını ve yetişkin desteğinin ne zaman gerektiğini bilmek hem çocuğu hem hayvanı korur. Sevginin sorumlulukla birlikte anlatılması, korkuyla merhamet arasına sıkışmış tartışmayı daha sağlıklı bir yere taşıyabilir.

    Bu şehirlerde ziyaretçiler değişir, sezonlar değişir, işletmelerin programları değişir. Geriye, burada yaşamaya devam eden insanlar ve canlılar kalır. Kentin vicdanını birkaç yardım görüntüsüyle ölçemeyiz. Sürekliliği olan bakım, güvenli hizmet ve terk etmeye karşı açık sorumluluk görmek gerekir.

    Bir hayvanı kapımızdan içeri alırken nasıl bir hayatı üstlendiğimizi düşünelim. Giderken ardımıza bakmadan bırakabildiğimiz bir cana sevgi gösterdiğimizi söylemek, kelimeyi fazla kolay kullanmaktır. Gerçek özen, tatil bittiğinde de devam eder.

    YAZARLAR
    TÜMÜ

    SON HABERLER