Türkiye’de “temiz futbol” denildiğinde akla çoğu zaman sahadaki mücadele geliyor.
Oysa temiz futbolun sahadan önce başlayan bir tarafı var.
Hakem seçimi.
Atama.
Klasman.
Sınav.
Gözlem.
Puanlama.
Disiplin.
Bütün bu süreçler adil değilse, sahadaki maç ne kadar temiz oynanırsa oynansın tartışmalar bitmez.
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun da aralarında bulunduğu 7 kişinin gözaltına alınmasına neden olan soruşturmanın, tam da bu süreçlerde müdahale edildiği iddialarını kapsaması bu nedenle önem taşıyor.
Burada yapılması gereken kimseyi peşinen suçlamak değildir.
Tam tersine, gerçekleri ortaya çıkaracak sağlıklı bir hukuk sürecinin işletilmesidir.
Çünkü bugün suçlanan bir kişi yarın aklanabilir.
Bugün aklanan bir kişi hakkında da soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni deliller ortaya çıkabilir.
Hukukun temel mantığı budur.
Delil varsa değerlendirilir.
Suç sabitse cezası verilir.
Suç sabit değilse kişi suçlu ilan edilmez.
Ama sistemde hata varsa o hata da düzeltilir.
Türk futbolunun bundan sonraki döneminde en önemli meselelerden biri kurumsal hafızayı güçlendirmek olmalıdır.
Kişiler değişebilir.
Yönetimler değişebilir.
Kurullar değişebilir.
Fakat sistemin kuralları ve denetim mekanizmaları kişilere göre değişmemelidir.
Temiz futbolun yolu buradan geçer.
Sahada adalet.
Masanın başında şeffaflık.
Kurullarda liyakat.
Denetimde bağımsızlık.
Ve herkes için aynı hukuk.




























YORUMLAR