Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
    Ahmet Polat
    Ahmet Polat

    Liman Büyürken Kent Neden Bekliyor?

    İzmir’de limanı konuşmak kolaydır. Bir harita açılır, gemiler sayılır, ticaret rakamları gösterilir. Zor olan, o hareketliliğin kentte kime ne kazandırdığını sormaktır.

    Bir kamyon limana yetişmek için mahalle içinden geçerken zamanı ve temiz havayı kim kaybeder? Bir küçük üretici, ürününü dış pazara çıkarmak istediğinde limana yakın olmanın avantajını gerçekten kullanabilir mi? Rıhtımın büyümesiyle mahallenin yaşanabilirliği aynı cümlede yer almıyorsa eksik bir kalkınma hesabı yapıyoruz demektir.

    Ege, limanla sanayiyi, tarımla dış ticareti birbirine bağlayabilecek bir bölge. Fakat bağlantı dediğimiz şey yalnızca asfalt ve vinçten oluşmaz. Demir yolu yük taşımacılığına erişim, depolama maliyeti, küçük işletmelerin gümrük ve lojistik hizmetlerine ulaşması, çalışanların ulaşımı da bu resmin içindedir. Büyük yatırım yapılırken bu ayrıntılar masaya sonradan gelirse fatura çoğu zaman kente kesilir.

    Büyümenin hesabı mahallede de görülmeli

    Bir limanın başarısını yalnızca elleçlediği yükle ölçmek işletme açısından anlamlı olabilir. Kamu açısından yeterli değildir. Kent yönetimi, liman işletmesi ve üretici temsilcileri aynı masada, trafik ve hava kalitesinden istihdama kadar izlenebilir hedefler koyabilmelidir. Böyle bir masa yalnızca açılış günlerinde kurulursa sorun çözmez.

    Özellikle ihracat yapan küçük işletmeler için ortak depolama ve erişilebilir lojistik hizmetleri önemlidir. Büyük şirketler maliyet artışını pazarlık gücüyle karşılayabilir. Küçük üretici ise taşıma zincirindeki her gecikmeyi fiyatına ve çalışanına yansıtmak zorunda kalır. Ekonomik büyümenin kapsayıcı olup olmadığını anlamak için o üreticinin kapısını çalmak gerekir.

    Bir de çevresel denge var. Liman çevresindeki gürültüyü, ağır taşıt trafiğini ve kıyıya erişimi konuşmak ticarete karşı çıkmak değildir. Bu sorular çözülmezse kentin limanla kurduğu bağ bir süre sonra kazanç değil yük olarak algılanır.

    Ege’nin ihtiyacı limanı küçültmek ya da kenti ticaretten uzaklaştırmak değil; aynı yatırımı hem üreticinin hem mahallelinin hayatında değerli kılmaktır. Rakam büyürken insanın yaşadığı yer daralıyorsa, o büyüme henüz tamamlanmamıştır.

    YORUMLAR

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    YAZARLAR
    TÜMÜ

    SON HABERLER