Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
    Mehmet Arslan
    Mehmet Arslan

    Ausbildung masaya geldiğinde ailece konuşmamız gerekenler

    Almanya’daki Türk ailelerin mutfak masalarında yıllardır dönen bir konuşma var. Çocuk dokuzuncu ya da onuncu sınıfa gelir, notlar şöyle böyledir, öğretmen veli görüşmesinde “Ausbildung” kelimesini telaffuz eder ve evde bir sessizlik olur. Babanın aklından kendi fabrika yılları geçer, annenin aklından komşunun üniversiteye giden kızı. Sanki çocuğa ikinci sınıf bir yol önerilmiş gibi bir burukluk çöker.

    Bu burukluğu anlıyorum, çoğumuz aynı mutfaklarda büyüdük. Ama bu yazıyı o masaya bir sandalye daha çekmek için yazıyorum. Meslek eğitimi, bizim kuşağın sandığından çok daha geniş kapılar açan bir sistem ve gençlerimiz bu kapıları çoğu zaman bilgi eksikliği yüzünden kaçırıyor.

    Sistem nasıl işliyor?

    Almanların “dual” demesinin sebebi, eğitimin iki yerde birden yürümesi. Genç bir işletmeyle eğitim sözleşmesi imzalar; haftanın büyük kısmını o işletmede çalışarak, kalanını Berufsschule denen meslek okulunda derste geçirir. Mesleğe göre eğitim genellikle iki ile üç buçuk yıl sürer ve sonunda sanayi ve ticaret odası (IHK) ya da zanaat odası (HWK) önünde sınava girilir. Alınan belge ülkenin her yerinde geçerlidir.

    Her meslek bu ikili düzende öğretilmiyor. Bazı sağlık ve sosyal meslekler, okul temelli eğitim denen ve ağırlıklı olarak bir meslek okulunda yürüyen bir yolla kazanılıyor; staj dönemleri ise uygulamalı kısmı oluşturuyor. Bu eğitimlerin bir kısmında maaş ödenmiyor, bu yüzden başvurmadan önce bu ayrımı bilmek ailenin bütçe planı için de önemli. Hemşirelik ve yaşlı bakımını birleştiren bakım eğitimi ise kendi yasasıyla düzenleniyor; uygulama ağırlıklı ve ücretli bir eğitim.

    En çok gözden kaçan noktalardan biri, ikili Ausbildung boyunca gencin maaş almasıdır. Buna Ausbildungsvergütung deniyor; meslekten mesleğe ve yıldan yıla değişiyor, yasal bir alt sınırı da var.

    Okul diploması da kapıları belirliyor. Yasa Ausbildung için belirli bir okul belgesi şart koşmuyor, ama işletmeler mesleğe göre beklentilerini açıkça yazıyor. Zanaat mesleklerinin çoğunda Hauptschulabschluss ile başvuru yapılabiliyor. Ticari ve teknik mesleklerin önemli bir kısmında Mittlerer Schulabschluss, yani Realschule diploması aranıyor. Banka, sigorta ya da bazı bilişim mesleklerinde ise Abitur’lu adaylar öne çıkıyor.

    Ausbildung yolun sonu da sayılmamalı. Meslek belgesinden ve birkaç yıllık tecrübeden sonra ustalık ya da teknisyenlik eğitimine gidilebiliyor, belirli koşullarda Abitur olmadan da yükseköğretime geçmek mümkün. Bazı firmalar “duales Studium” denen, iş başında eğitimle üniversiteyi birleştiren programlar da sunuyor.

    Başvuru takvimi ve ailenin rolü

    Başvurular sanıldığından erken başlıyor. Büyük firmalar ilanlarını eğitimin başlamasından yaklaşık bir yıl önce veriyor; yani okulun bitmesine bir yıl kala aramaya başlamak gerekiyor. Agentur für Arbeit’ın meslek danışmanları ücretsiz görüşme yapıyor, kurumun iş portalında da Ausbildung yerleri listeleniyor. Birkaç haftalık bir Praktikum, gencin bir mesleği içeriden görmesi için çok değerli; üstelik sonradan aynı firmada Ausbildung yeri bulmanın en sağlam yollarından biri.

    Başvuru dosyası kısa bir ön yazı, düzenli bir özgeçmiş ve son karnelerin kopyalarından oluşuyor. Burada ailelerin yapabileceği çok şey var. Ön yazıyı birlikte okumak, mülakattan önce evde küçük bir prova yapmak, çevremizde o meslekte çalışan birini bulup çocukla tanıştırmak işe yarıyor. İki dillilik de burada bir avantaj. Türkçe bilen bir genç, müşterilerinin bir kısmı Türkçe konuşan bir eczane, sigorta acentesi ya da oto servisi için gerçek bir kazanç ve bunu ön yazıda açıkça belirtmesi yerinde olur.

    Sözleşme imzalandıktan sonra da bilinmesi gereken haklar var. Her Ausbildung bir deneme süresiyle, yani Probezeit ile başlıyor. Bu dönemde hem genç hem işletme sözleşmeyi bekleme süresi olmadan sona erdirebiliyor; genç mesleğin kendisine uymadığını erken fark ederse yön değiştirmesi kolay. Deneme süresinden sonra da gencin, mesleği bırakmak ya da başka bir mesleğe geçmek istediğinde yazılı bildirimle sözleşmeyi sona erdirme hakkı var. Sorun çıktığında ilk başvurulacak yerlerden biri, IHK ve HWK bünyesindeki, ücretsiz hizmet veren Ausbildungsberater denen eğitim danışmanları.

    Türkiye’den Ausbildung için Almanya’ya gelmek isteyen gençler de giderek daha sık soruyor. Bunun için Almanya İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 16a maddesinde düzenlenen meslek eğitimi vizesi var. Genel çerçevede bir işletmeyle imzalanmış eğitim sözleşmesi, ikili eğitimlerde iş ajansının onayı, eğitim süresince geçimin sağlanabileceğinin gösterilmesi ve yeterli Almanca bilgisi isteniyor. Dil konusunda işletmeler çoğunlukla gencin derslere ve iş yerindeki konuşmalara katılabileceği orta düzeyde bir Almanca bekliyor. Ayrıntılar kişiye ve mesleğe göre değiştiği için güncel şartları Almanya’nın Türkiye’deki temsilciliklerinden ve resmî bilgi sayfalarından öğrenmek gerekiyor.

    Bu mutfak masalarında zamanla başka bir sessizlik de oluyor. Gencin ilk maaş bordrosu masanın üzerinde duruyor, baba gözlüğünü takıp satırları tek tek okuyor, anne çayları dolduruyor. Kimse bir şey söylemiyor, ama birkaç yıl önceki o burukluktan eser kalmamış oluyor.

    YORUMLAR

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    YAZARLAR
    TÜMÜ

    SON HABERLER