Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
    İhsan Erz
    İhsan Erz

    OKUL SERVİSİNDE ÜCRETİ KONUŞTUK, GÜVENLİĞİ DE KONUŞALIM

    Okulların açılmasıyla birlikte ailelerin gündemine yine servis ücretleri oturdu. Diyarbakır’da 2026–2027 eğitim öğretim yılı için öğrenci ve personel servis tarifesi belirlendi. Artan yakıt, bakım ve sigorta maliyetleri düşünüldüğünde ücretlerin aile bütçesini zorladığı açık. Bu konuyu konuşmak gerekiyor.

    Ama servis meselesini yalnızca kilometre başına ödenecek para üzerinden tartışırsak, her sabah kapının önünde çocuğumuzu bindirdiğimiz o aracın içinde neler olduğunu gözden kaçırırız.

    Aileler doğal olarak bütçelerine uygun bir seçenek arıyor. Ancak bir servis aracının fiyatına doğrudan yansımayan pek çok kalem var: aracın düzenli bakımı, sürücünün deneyimi ve dinlenme süresi, rehber personelin ücreti, sigorta, çalışan emniyet kemerleri, mantıklı planlanmış bir güzergâh. Fiyat rekabeti bu kalemlerden kısılarak kazanılıyorsa, aradaki fark çocuğun güvenliğinden ödenmiş oluyor.

    Bunu söylerken servis işletmecilerini suçlamak istemiyorum. Onların da artan giderleri, çalışanları ve sorumlulukları var. Çözüm, aileyle esnafı karşı karşıya getirmek değil; maliyetlerin şeffaf olduğu ve kalitenin denetlenebildiği bir sistem kurmak.

    Taviz verilmemesi gereken kurallar

    Okul servis araçlarıyla ilgili yönetmelik bazı kuralları zaten tanımlıyor: Araçta ayakta yolcu bulunmaması, kapasitenin aşılmaması, emniyet kemerlerinin kullanılması, çocuğun yalnızca yetkili kişiye teslim edilmesi. Bunlara inişten sonra aracın içinin mutlaka kontrol edilmesini de eklemek gerekiyor. Araçta unutulan çocuklarla ilgili yaşanan acı olaylar, bu basit kontrolün ne kadar hayati olduğunu gösterdi.

    Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklar için rehber personelin rolü ayrıca önemli. Rehber personel yalnızca yoklama alan biri olmamalı; ilk yardım bilen, acil bir durumda ne yapacağını bilen ve çocuklarla sağlıklı iletişim kurabilen eğitimli biri olmalı. Okul kapısında yaşanan birkaç dakikalık telaş, hem araçtaki çocukları hem de yoldaki diğer insanları riske atabiliyor. Okulların servis giriş çıkışını düzenleyen basit önlemler alması bu yüzden önemli.

    Servisin hızlı gittiğini, kemerlerin çalışmadığını ya da sürücünün uygunsuz davrandığını fark eden bir veli nereye başvuracağını bilmeli. Başvurunun sonucu da kendisine bildirilmeli. Şikâyetin bir kara deliğe düştüğü hissi velileri sessiz kalmaya itiyor. Belediyelerin ve il millî eğitim müdürlüğünün kolay erişilebilir bir bildirim hattı kurup bunu velilere duyurması bu açığı kapatabilir.

    Denetim de yalnızca eğitim yılının ilk haftasında yoğunlaşıp sonra gevşememeli. Ekim’de, şubatta, sınav dönemlerinde yapılacak habersiz kontroller çok daha anlamlı sonuç verir.

    Bu yıl servis ücretini öderken bir de şunu sormayı deneyin: Araçtaki kemerler çalışıyor mu, rehber personel ilk yardım eğitimi aldı mı? Alacağınız cevaplar, ödediğimiz paranın neye karşılık geldiğini çok daha net gösterecek.

    YORUMLAR

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    YAZARLAR
    TÜMÜ

    SON HABERLER