Kamu yönetiminde maliyet denildiğinde akla önce bütçe gelir. Bir binanın yapım bedeli, personel gideri, alınan araçlar ve kullanılan teknoloji hesaplanır. Fakat çoğu tabloda görünmeyen başka bir maliyet vardır: Vatandaşın kaybettiği zaman.
Bir belge için üç kuruma giden, aynı bilgiyi farklı formlara tekrar tekrar yazan, hangi birimin yetkili olduğunu öğrenmek için saatlerce bekleyen insanın zamanı da değerlidir. Üstelik bu kayıp herkesi aynı ölçüde etkilemez. Günlük ücretle çalışan, çocuğunu bırakacak kimsesi olmayan, yaşlı veya engelli vatandaş için küçük görünen bir bürokratik gecikme hayatın tamamını zorlaştırabilir.
Dijitalleşme önemli bir imkândır. Ancak kötü tasarlanmış bir işlemi ekrana taşımak, onu otomatik olarak iyi hizmete dönüştürmez. Vatandaştan istenen bilgi başka bir kamu kurumunda zaten varsa yeniden talep edilmemeli; bir işlem tek başvuruda tamamlanabiliyorsa insanlar kurumlar arasında dolaştırılmamalıdır.
Kamu politikasının başarısı yalnız kaç proje açıklandığıyla değil, yurttaşın gündelik hayatını ne kadar kolaylaştırdığıyla ölçülmelidir. Her kurum kendisine şu basit soruyu sormalıdır: Bu işlemi yapan insanın kaç dakikasını, kaç yolculuğunu ve kaç endişesini azaltıyoruz?
Devlet vatandaşından vergi isterken onun parasına değer veriyorsa, hizmet sunarken zamanına da aynı saygıyı göstermelidir. Çünkü vatandaşın ömründen eksilen saat, hiçbir bütçe kaleminde görünmese de gerçek bir kamu zararıdır.




























YORUMLAR