UĞRUNA ZAFER KAZANILAN TOPRAKLARA NE BIRAKACAĞIZ?
30 Ağustos denildiğinde aklımıza önce savaş gelir. Cephe gelir. Fedakârlık gelir. Şehitlerimiz gelir. Mustafa Kemal Atatürk gelir. Fakat bugün 30 Ağustos’a başka bir pencereden bakmak istiyorum: Topraktan… Çünkü 104 yıl önce uğruna mücadele edilen şey yalnızca bir harita üzerindeki sınırlar değildi. O topraklarda yaşayan insanların hayatı, özgürlüğü ve geleceğiydi. Bir karış vatan toprağı için can verenler, aslında bizden çok daha büyük bir emanet bıraktılar.
Peki biz o emaneti nasıl koruyoruz? Bugün ormanlarımız azalırken… Sularımız kirlenirken… Tarım arazilerimiz betonlaşırken… Derelerimiz kururken… Topraklarımız verim kaybederken… Denizlerimiz atıklarla boğuşurken… Şehirlerimiz nefes almakta zorlanırken… Bir an durup düşünmemiz gerekmiyor mu? 30 Ağustos’ta kurtarılan bu vatanı gelecek kuşaklara nasıl teslim edeceğiz?
Bir ülkeyi savunmak
Bir ülkeyi savunmak yalnızca sınırlarını korumak değildir. O ülkenin ormanını da korumaktır. Suyunu korumaktır. Toprağını korumaktır. Tarımını korumaktır. Denizini korumaktır. Çünkü vatan dediğimiz şey yalnızca üzerinde yürüdüğümüz toprak değildir. Vatan; içtiğimiz sudur. Soluduğumuz havadır. Ektiğimiz tarladır. Gölgesinde dinlendiğimiz ağaçtır. Çocuklarımızın yarın üzerinde yaşayacağı dünyadır. Bir düşünelim… Cephede savaşan bir Mehmetçiğe, “Bu toprakları koruyacağız.” diye söz verilseydi, bugün o toprağın verimsizleşmesine, ormanın yok olmasına, suyun kirlenmesine seyirci kalmak o sözün ruhuna uygun olur muydu?
Elbette olmazdı. Çünkü bağımsızlığın anlamı yalnızca toprağa sahip olmak değil, ona sahip çıkmaktır.
Bugünün mücadele alanı
Bugünün mücadele alanı artık yalnızca cepheler değildir. Kuraklık var. Su kaynakları üzerindeki baskı var. İklim değişikliği var. Çevre kirliliği var. Plansız kentleşme var. Doğal kaynakların hoyratça tüketilmesi var. Ve bunların tamamı geleceğin Türkiye’sini doğrudan ilgilendiriyor. 30 Ağustos bize çok açık bir sorumluluk bırakıyor: Emanet aldığımız bir vatanı tüketme hakkımız yoktur. Bizden önce yaşayanlar bu ülkeyi savaşarak korudu. Bizim görevimiz ise onu akılla, bilimle, hukukla, üretimle ve doğaya saygıyla korumaktır.
Çocuklarımızın bize soracağı günleri düşünelim: “Büyüklerimiz bize nasıl bir ülke bıraktı?” İşte asıl sınavımız belki de budur. Onlara yalnızca zaferleri anlatmak yetmez. Temiz bir gökyüzü bırakmak… Temiz su bırakmak… Verimli toprak bırakmak… Yeşil ormanlar bırakmak… Yaşanabilir şehirler bırakmak… Ve en önemlisi, vatan sevgisinin yalnızca sözle değil, davranışla gösterilebileceğini bırakmak zorundayız. 30 Ağustos’ta başımızı gökyüzüne kaldırıp bayrağımıza bakarken, ayaklarımızın altındaki toprağı da unutmayalım.
Çünkü o toprak, birilerinin bize bıraktığı sıradan bir miras değildir. Bir milletin kanıyla savunduğu emanettir. Türk milleti olarak, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan olarak bırakmak için can veren bütün kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Ve bugün, bayrağımızın gölgesinde kendimize şu sözü verelim: Bize emanet edilen vatanı yalnızca koruyarak değil, güzelleştirerek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir hâlde bırakarak teslim edeceğiz.
Nereden geldik? Bugün neredeyiz? Geleceğe ne bırakacağız? Bize emanet edilen vatanı yalnızca koruyarak değil, güzelleştirerek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir hâlde bırakarak teslim edeceğiz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu büyük zaferi bize armağan eden bütün kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷
-
Fenerbahçe Lyon Deplasmanında Kazandı, 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’ne Döndü
-
Melih Gökçek Hakkındaki Para Transferi İddialarına Soruşturma
-
Cumhurbaşkanı Erdoğan Dört Büyük Kulübün Başkanlarını Kabul Etti
-
Filenin Sultanları İtalya’yı 3-2 Yenerek İkinci Kez Avrupa Şampiyonu Oldu
-
Gaziantep’te Sokaklar Sahneye Dönüştü: Tiyatro Festivali Dokuz Oyunu İzleyiciyle Buluşturdu
-
Eğitim Yardımları İçin SYDV’lere Yaklaşık 2 Milyar Lira Aktarıldı
YORUM BIRAK
YORUMLAR
HABER LİSTESİ
-
01
Fenerbahçe Lyon Deplasmanında Kazandı, 18 Yıl Sonra Şampiyonlar Ligi’ne DöndüFenerbahçe, Olympique Lyon’u deplasmanda 2-1 yenerek toplamda 3-2 üstünlük sağladı ve 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi lig aşamasına döndü. -
02
Melih Gökçek Hakkındaki Para Transferi İddialarına SoruşturmaAnkara Cumhuriyet Başsavcılığı, Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddiaların araştırılması amacıyla resen soruşturma başlattı. -
03
Cumhurbaşkanı Erdoğan Dört Büyük Kulübün Başkanlarını Kabul EttiCumhurbaşkanı Erdoğan, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor başkanlarıyla Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde ayrı ayrı görüştü. -
04
Filenin Sultanları İtalya’yı 3-2 Yenerek İkinci Kez Avrupa Şampiyonu OlduFilenin Sultanları, İtalya’yı beş setlik finalde 3-2 mağlup ederek 2026 Avrupa Şampiyonası’nı zirvede tamamladı ve ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazandı. -
05
Gaziantep’te Sokaklar Sahneye Dönüştü: Tiyatro Festivali Dokuz Oyunu İzleyiciyle BuluşturduGaziantep Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından düzenlenen Sokakta Tiyatro Festivali, 4–6 Eylül 2026 tarihlerinde kentin tarihî mekânlarında gerçekleştirildi. Festival kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinden tiyatro toplulukları ile Gaziantep Şehir Tiyatrosu ekibi açık hava gösterileri sundu. Festivalin açılış programında “Bey Mahallesi Öyküleri” adlı oyun tarihî Bey Mahallesi’nin sokaklarında sahnelendi. Gaziantep’in kent hafızasında yer alan anlatılardan hazırlanan yapım, […]
