Bir milletin toprağını elinden almak kolay değildir.
Ama bir milletin hafızasını elinden almak için bazen toprağına bile dokunmak gerekmez.
Bunun en etkili yollarından biri, o milletin dilini zayıflatmaktır.
Çünkü dil yalnızca insanların anlaşmasını sağlayan bir araç değildir. Dil, milletin kendisini tanımlama biçimidir.
Bir toplum kendi dilinde düşünür, sever, üzülür, dua eder, hikâyesini anlatır ve geleceğini tarif eder.
Peki bir millet kendi dilinden uzaklaşırsa ne olur?
Önce geçmişte kullanılan kelimeler unutulur. Ardından o kelimelerin taşıdığı anlamlar kaybolmaya başlar.
Bir süre sonra genç nesil, dedesinin söylediği bazı sözleri anlamaz. Sonra eski türküler yabancılaşır. Eski mektuplar okunamaz hâle gelir. Kitaplar anlaşılması zor metinlere dönüşür.
Ve nihayet toplum kendi geçmişiyle konuşmakta zorlanmaya başlar.
İşte asıl tehlike budur.
Dil kaybı bir anda yaşanmaz. Sessiz ilerler. Bir kelime unutulur. Sonra bir deyim… Sonra bir atasözü… Sonra bir hikâye… En sonunda geçmişin bir parçası sessizce hafızadan silinir.
Elbette her dil değişir. Her toplum başka dillerden kelimeler alabilir. Bu, dünyanın her yerinde görülen doğal bir süreçtir. Mesele başka dillerden kelime almak değil; kendi dilimizin düşünme ve üretme gücünü kaybetmesidir.
Kendi dilinde bilim üretemeyen, sanatını anlatamayan, edebiyatını yeni kuşaklara taşıyamayan bir toplum zamanla başkalarının kavramlarıyla düşünmeye başlayabilir.
İşte Dil Bayramı’nın asıl anlamı burada ortaya çıkıyor.
26 Eylül bize şunu hatırlatıyor: Bir milletin bağımsızlığı yalnızca sınırlarıyla ölçülmez. Kendi sözünü söyleyebilmesi de bağımsızlığının önemli parçalarından biridir.
Türkçeyi yaşatmak, geçmişe dönmek değildir. Tam tersine, geleceğe kendi kimliğimizle yürümektir.
Çünkü kendi dilini bilen insan, kendi tarihini daha iyi anlar. Kendi tarihini anlayan millet ise geleceğini daha sağlam kurar.
Dil Bayramı, işte bu nedenle yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda bir hatırlamadır.
Kelimelerimizi koruyalım.
Çünkü kelimelerimizi kaybedersek, hatıralarımızın bir bölümünü de kaybedebiliriz.



























