Kafkasya’da yeni bir yol, tünel, liman veya demir yolu hattı açıldığında haritalar yeniden çiziliyor. Tiflis, Karadeniz ile Hazar arasındaki geçişin merkezinde bulunduğu için her yeni ulaştırma projesi Gürcistan’a önemli fırsatlar sunuyor.
Fakat bir ülkenin üzerinden binlerce konteyner geçmesi, o ülkenin otomatik olarak zenginleştiği anlamına gelmez. Eğer yük limandan çıkıp hiçbir yerel işletmeye dokunmadan sınırı aşıyorsa, koridor vardır ama kalkınma sınırlıdır.
Gerçek kazanç yalnız transit ücretinde değildir. Depolama, bakım, sigorta, gümrük hizmetleri, yazılım, paketleme ve işleme sanayii gibi alanlarda yeni kapasite oluştuğunda ulaştırma hattı ekonomiye kök salar. Küçük şehirlerin ve sınır bölgelerinin bu zincire katılması, başkent merkezli büyümenin yarattığı dengesizliği de azaltabilir.
Gürcistan için bir başka mesele öngörülebilirliktir. Kafkasya’nın siyasi gerilimleri, taşımacılık kararlarını doğrudan etkiler. Bu nedenle iyi altyapı kadar açık kurallar, hızlı gümrük işlemleri ve komşularla sürdürülebilir diyalog gerekir.
Türkiye ile Gürcistan arasındaki ticaret ve ulaştırma ilişkisi, bölgenin barışçı ekonomik geleceği için güçlü bir temel sunuyor. Şimdi amaç, kamyon ve tren sayısını artırmanın ötesine geçmek olmalıdır.
Bir yolun değeri yalnız ne kadar yük taşıdığıyla ölçülmez. Geçtiği yerde kaç gence iş, kaç işletmeye pazar ve kaç şehre gelecek bıraktığı da hesaba katılmalıdır.




























YORUMLAR