ABD Başkanı Donald Trump’ın 3 Ekim’de Beyaz Saray’dan ayrılırken gazetecilere yaptığı “Türkiye’yi seviyorum, Erdoğan benim dostum” açıklaması, uzun süredir Türk–Amerikan ilişkilerinin gündeminde duran bir kısaltmayı yeniden öne çıkardı: CAATSA. Trump’a yöneltilen soru, Türkiye’ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına ilişkin daha önce verdiği sözün hangi aşamada olduğuydu.
Peki CAATSA tam olarak nedir, Türkiye’ye hangi yaptırımlar uygulanıyor ve bu yaptırımların kaldırılması için Washington’da hangi adımların atılması gerekiyor?
Yasa ne öngörüyor?
CAATSA, İngilizce “Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act” ifadesinin kısaltması. Türkçeye “Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası” olarak çevriliyor. ABD Kongresi’nden geçen yasa, 2 Ağustos 2017’de yürürlüğe girdi. Yasanın 231’inci maddesi, Rusya’nın savunma ve istihbarat sektörüyle “önemli işlem” yapan kişi ve kurumlara yaptırım uygulanmasını öngörüyor.
Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sisteminin ilk parçaları Temmuz 2019’da teslim edildi. Aynı ay Türkiye, ortağı olduğu F-35 savaş uçağı programından çıkarıldı. Bu adımın yasal dayanağı, 2020 mali yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın (NDAA) 1245’inci maddesi oldu.
CAATSA yaptırımları ise Aralık 2020’de, Türkiye’nin savunma tedarik kurumu olan Savunma Sanayii Başkanlığı’na (SSB) yönelik olarak uygulandı. Yaptırımlar kapsamında SSB’ye ABD ihracat lisansı verilmesi yasaklandı, kuruma 10 milyon doları aşan ABD kredileri kapatıldı. Dönemin SSB Başkanı İsmail Demir dahil kurumun dört yöneticisine de mal varlığı dondurma ve vize kısıtlaması getirildi.
Kaldırılması için ne gerekiyor?
ABD mevzuatına göre Rusya ile bağlantılı yaptırımların kaldırılması, başkanın tek başına verebileceği bir karar değil. Başkanın Kongre’ye bir rapor sunması ve bu adımın ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarına uygun olduğunu bildirmesi gerekiyor. Kongre’nin bu raporu incelemek için yasal bir süresi bulunuyor ve bu süre içinde ortak bir kararla yaptırımların kaldırılmasını engelleyebiliyor.
Konunun bir diğer önemli boyutu, CAATSA’nın kaldırılmasının F-35 kapısını kendiliğinden açmaması. ABD Kongresi Araştırma Servisi’nin (CRS) Temmuz 2026 tarihli raporunda da vurgulandığı gibi, Türkiye’ye F-35 teslimatı için NDAA’nın 1245’inci maddesindeki şartların ayrıca yerine getirilmesi gerekiyor. Bu maddeye göre ABD Dışişleri ve Savunma bakanlarının birlikte, Türkiye’nin artık S-400 sistemine sahip olmadığını, sistemi yeniden edinmeyeceğine dair güvenilir taahhüt verdiğini ve F-35’in yeteneklerini riske atabilecek başka Rus savunma ekipmanı almadığını Kongre’ye onaylaması gerekiyor.
2026’da neler oldu?
Konu bu yıl yeniden hareketlendi. Trump, 7 Temmuz’da Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştükten sonra yaptırımları kaldıracaklarını açıkladı ve “Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz” dedi. CRS raporuna göre Trump, Türkiye’ye F-35 satışını “kesinlikle değerlendireceklerini” de söyledi. ABD yönetimi Haziran 2026’da, milli muharip uçak KAAN için yaklaşık 80 adet F110 motorunun olası satışını Kongre’ye resmen bildirmişti.
Trump’ın 3 Ekim’deki açıklaması, bu sürecin henüz tamamlanmadığını, ancak Washington’un Ankara ile ilişkilere olumlu baktığı mesajını sürdürdüğünü gösteriyor. Yaptırımların kaldırılması halinde SSB’nin ABD’den ihracat lisansı alması önündeki yasak ortadan kalkacak. F-35 meselesinin çözümü için ise yukarıdaki yasal şartlara ilişkin ayrı bir sürecin işlemesi gerekecek.
Kaynak: ABD Kongresi Araştırma Servisi (CRS) raporu IN12710, 14 Temmuz 2026; JINSA, Temmuz 2026; Milliyet ve Euronews Türkçe, 7-8 Temmuz 2026; İHA, DHA ve ANKA, 3 Ekim 2026

