NEW YORK — Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ülkesinin yeniden inşa sürecini, uluslararası ilişkilerde izlediği yeni hattı ve İsrail’le yaşanan güvenlik gerilimini anlattı. Konuşmanın en dikkat çekici dış politika başlığı, işgal altındaki Golan Tepeleri’nin statüsü ve 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na dönüş çağrısı oldu.
Şara, Suriye’nin kalıcı barış arayışını egemenlik ve toprak bütünlüğü şartına bağladı. Golan’ın Suriye toprağı olduğunu vurgularken, İsrail’le yürütülen temasların ilk aşamasını doğrudan bir “barış anlaşması” değil, sahadaki gerilimi azaltacak ve tarafları 1974 hatlarına döndürecek bir güvenlik düzenlemesi olarak tanımladı.
Golan için 497 sayılı karar vurgusu
Şara, BM kürsüsünde Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olmayı sürdürdüğünü söyledi. İsrail’in ilhak yönündeki adımlarının geçersiz olduğunu belirterek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararına atıfta bulundu. Söz konusu karar, İsrail’in Golan’da kendi hukukunu ve idaresini uygulama kararını hükümsüz kabul ediyor.
Suriye lideri, meselenin yalnızca iki ülke arasındaki sınır anlaşmazlığı olarak görülmemesi gerektiğini savundu. Ona göre Golan’ın statüsü, BM kararlarının uygulanabilirliği ve devletlerin toprak bütünlüğü ilkesi açısından uluslararası sistemin sınandığı başlıklardan biri.
İsrail’e 8 Aralık 2024 hattına çekilme çağrısı
Şara, İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 öncesindeki mevzilere dönmesini istedi. Şam yönetiminin 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na bağlı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, sınır hattındaki askerî hareketliliğin azaltılmasını ve anlaşmayla belirlenen düzenin yeniden işletilmesini talep etti.
Suriye resmî haber ajansı SANA’nın aktardığı konuşmada Şara, İsrail’in yaklaşık 500 hava ve topçu saldırısı gerçekleştirdiğini, 1.200’den fazla kara ihlalinde bulunduğunu ve yaklaşık 300 Suriyeliyi gözaltına aldığını ileri sürdü. Bu rakamlar Suriye yönetiminin beyanı olarak kayda geçerken, Şara gelişmelerin istikrar ve yeniden inşa sürecini doğrudan etkilediğini söyledi.
Güvenlik anlaşması, ardından kalıcı barış ihtimali
Şara, BM konuşmasından bir gün önce New York’taki Atlantic Council etkinliğinde İsrail’le yaklaşık bir yıldır doğrudan temas yürütüldüğünü açıkladı. İlk hedefin, İsrail güçlerinin 1974 anlaşmasında belirlenen hatlara dönmesini sağlayacak bir güvenlik düzenlemesi olduğunu ifade etti.
Bu aşamanın başarıyla tamamlanması halinde uzun vadeli ve kalıcı bir barış sürecinin, Golan’ın geleceği de dâhil olmak üzere daha geniş bir çerçevede ele alınabileceğini söyledi. Ancak barışın işgal devam ederken değil, tarafların haklarının tanındığı ve güvenliğinin karşılıklı biçimde gözetildiği bir zeminde mümkün olabileceğini belirtti.
Şara’nın açıklamalarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun adı doğrudan geçmedi. Buna karşılık İsrail yönetiminin sahadaki askerî adımlarına ve güvenlik politikasına açık itiraz yöneltildi. Şara, Gazze’de uygulanan güvenlik yaklaşımının Suriye’ye taşınmasının yanlış olacağını savundu ve hiçbir ülkenin kendi güvenliğini komşularının güvenliği pahasına kuramayacağını söyledi.
Yeni dış politika hattı ve uluslararası temaslar
Suriye Cumhurbaşkanı, ülkesinin uluslararası yalnızlıktan çıkmaya çalıştığını belirtti. Yaklaşık 100 ülkeyle temas kurulduğunu, 4 bine yakın toplantı yapıldığını ve Şam’da yaklaşık 60 diplomatik misyonun yeniden faal hale geldiğini açıkladı.
Konuşmasında yaptırımların hafifletilmesini de önemli bir dönüm noktası olarak sundu. ABD’deki Sezar Yasası’nın kaldırılması, Avrupa ve İngiltere kaynaklı yaptırımların gevşetilmesi ve Avrupa Birliği ile iş birliğinin yeniden başlamasını, ekonomik toparlanma ve yeniden inşa için gerekli uluslararası zeminin parçaları olarak değerlendirdi.
Geri dönüşler, kimyasal silahlar ve uyuşturucuyla mücadele
Şara, 3,5 milyon mülteci ve ülke içinde yerinden edilmiş kişinin gönüllü biçimde evlerine döndüğünü söyledi. Yeniden inşa programının yalnızca fizikî altyapıyı değil, kamu kurumlarını ve toplumsal güveni de kapsaması gerektiğini belirtti.
Suriye yönetiminin yedi ülkeyle yürüttüğü çalışma kapsamında 42 kimyasal mühimmatı imha ettiğini ifade eden Şara, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü ile ilişkilerin yeniden kurulduğunu ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’yla şeffaf iş birliği yürütüldüğünü bildirdi.
Uyuşturucu ticaretiyle mücadele konusunda yaklaşık 700 milyon Captagon hapının ele geçirildiğini, 1.500 operasyon düzenlendiğini ve 90 uluslararası suç ağının çökertildiğini açıkladı. Bu veriler de Suriye Cumhurbaşkanlığı ve SANA tarafından duyurulan resmî rakamlar olarak konuşmada yer aldı.
Mesajın çerçevesi: Barış için egemenlik şartı
Şara’nın New York’taki açıklamalarının ortak çizgisi, Suriye’nin uluslararası sisteme yeniden katılma iradesi ile egemenlik taleplerini birlikte yürütme çabasıydı. Golan konusunda BM kararlarını temel gösteren Suriye lideri, İsrail’le temas kapısını kapatmadı; ancak güvenlik düzenlemesi ve kalıcı barışın işgalin sona ermesi, 1974 hatlarına dönüş ve karşılıklı güvenlik ilkeleri üzerine kurulması gerektiğini söyledi.
Kaynaklar: SANA – Ahmed el-Şara’nın BM 81. Genel Kurulu konuşması; SANA – Atlantic Council oturumundaki açıklamalar; Birleşmiş Milletler Genel Görüşme kaydı; BM Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararı.

